24 Haziran 2010 Perşembe

herkes bihter'i konuşurken...

... evime gelip mutlu mesut pijamalarımı giydim bile ve başlayan iznimi booool köpüklü bir kahve ile ayaklarımı uzatarak kutlamaya başladım kendi kendime.

... günlerin uykusuzluğunu muhtemelen 2 saat kadar sonra yatıp döne döne ve horul horul sabaha kadar uyuyarak üzerimden atmaya hazırlanırım.

... olmadı belki kitap okurum, gene ayaklarımı uzatır, beğendiğim yerleri bir kenara not alır, playlistimi düzenler ve tatil için yanımda ne götüreceğimi planlarım.

... ne zamandır ihmal ettiğim FANZİNCİ için bir kaç yazı fikrimi kağıda döküp, ve dahi yapılandırıp, uzunca süredir "niye adam gibi yazmıyorum lan ben" diye kendimi fırçalamaları bırakarak kafamı kağıda (tamam, ekrana) dökerim.

... yarın pentagram'dan mı başlasam yoksa hazır izinliyken öncesine de gitsem mi yahu sorusuna yanıt bulurum.

... kankardeş kişisini dürtüp dışarı çıkabilirim ya da iki şişe bir şey alıp kapağı ona atabilirim.

... oturup blog yazabilirim.

... sağda solda bihtergillere laf çakıp dalga geçebilirim (ki üşenirim yapamam).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder