"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."
Bertrand Russell
işgünümün orta yerinde verdiğim kahve molası sırasında gelen kişisel e-maillerime kısaca göz atarken, sevdiğim bir arkadaşımdan gelen "dunning-kruger sendromu" konulu bir e-mail'i gördüm, açıp kısaca baktım ve her zamanki gibi gülümseyerek okudum.
yıllar önce - okulu bitirdiğim zamanki idealist halimden bugünkü "iş hayatına ve türlü şaşkınlıklara" alışmış cynical (sinik diyorlar buna dilimizde ama sevmiyorum yahu o kelimeyi!) geçiş dönemimde - insanların nitelikleri ile mevkilerinin / söylemlerinin / duruşlarının bir türlü birbirini tutmadığını kafamı vura vura öğrenirken bu sendromdan haberdar olmuş ve o zaman derinlemesine okumuştum. sonra unutmuşum gitmiş...
dedim ki, biraz internetten apartıp şuraya ekleyivereyim, bilmeyenler öğrensin, zaten bilenler hatırlasın, yurdum insanı bir okusun da kimler bu sendromdan muzdarip hele bir görsün.
justin kruger ve david dunning adlı iki psikiyatri uzmanı atmış efenim ortaya bu teoriyi ve demişler ki:
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
ve bunun üzerine bir araştırma başlatılarak fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmış:
- Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
- Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedirler.
- Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan acizdirler.
- Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
çeşitli testler yapılarak sonuçları bir araya getirilmiş ve dunning-kruger sendromunun metni yazılmış:
"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.
Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler..
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında 'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile suçlanırlar... "
bir çok insana çok tanıdık geldiğine neredeyse eminim!
daha fazla detay isteyenler gugıl'a başvurursa hemen her dilde ve her seviyede detaya ulaşabilirler... :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder