28 Mart 2009 Cumartesi

cumartesi gecesi ateşi

bir cumartesi akşamı ve bitkin insan JCW huzurlarınızda... saat 11'e kadar sürünecek, maçı seyredecek, saatini ileri alacak, yatacak kalkacak, oyunu verecek, alışveriş yapacak, temizliğin kalan kısmını bitirecek, yemek memek halledecek, yatacak kalkacak, işine gidecek. ve böylece koskoca bir haftasonunu yemiş ve yeni bir haftaya başlamış olacak.

çok uzun zaman önceymiş gibi geliyor bazen düşününce ve hatırlayınca... cuma akşam işten çıkıp eve koşar, üst baş değişikliğini takiben kadıköy'e inerdik. yemek yer ve önce zincir sonra buddha sonra gene zincir ve bazı geceler en son shaft gezer dururduk. bolca içer, bir çok insanla tanışırdık. sabaha doğru eve gelir uyur uyanır kendimize gelir ve bu sefer de karşıya geçip beyoğlu rutumuza çıkardık... eve döner pazar dinlenir ve bir sonraki gün de bomba gibi dalardık yeni haftaya.

her akşam dışarıya çıktığımız dahi olurdu... şimdi ise hiç içimden gelmiyor. bir kitap, bir şarap/kahve/ıhlamur/bira - o an canım ne isterse - ve bazen de açık bir bilgisayar ile okuyacak güzel blog yazıları yetiyor beni rahat ettirmeye. doymuş olsam gerek... :)

**

bilgisayarımdaki dosyaları temizlerken az önce, fi tarihinde yazdığım bir paragrafa rastladım. ve anladım ki gerçekten de can çıkar huy çıkmaz. "genç" iken de öyle düşünüyormuşum, hala sanırım böyle düşünüyorum - gene olsa, gene yaparım. JCW'dan bir inci :

ilişkiler iki kişilikse başına buyruk olmamak gerektiğini ve karşındakini düşünmek gerektiğini düşünüyorum ben. başına buyruk olma hali ile özgür olma halini karıştırmamak lazım bence.

özgürlük insan içindir ve insan olan zaten özgür olabilmelidir yoksa kendi olamaz.

ilişkilerde de kadın olsun erkek olsun birbirlerinin hayatında olup paralel gidebilmeli ve kendini de kendine bir parça olsun saklayabilmeli kendi hayatına sahip çıkabilmeli.

esas olan paralel gidebilmek ve içiçe geçmemek - kendini kaybetmemek.

**

bu hafta neler öğrendik:

1 - "bugünün işini yarına bırakma" tavsiyesi gerçekten çok yerinde. tekrarlıyoruz ve asla bırakmıyoruz.
2 - temizlik yapmaya niyetlendiysek tüm deterjan, bez, kova, sünger, eldiven - allah ne verdiyse - önceden hazır ediyoruz, orta yerde markete gitmekle temizliğe bitmeden son vermek arasında seçim yapmak zorunda kalmıyoruz ve vicdanımız elvermediğinden oflaya puflaya markete gitmek zorunda kalmıyoruz.
3 - bazı insanlar çalışmak için yaratılmıştır ve ellerinden çok ev işi gelmeyebilir. bu insanları kendi hallerine bırakıp onlardan olmadıkları insanlar gibi davranmalarını beklemiyoruz, her yaptıklarını eleştirmiyoruz ve de kendi sınırlarını dahi zorlayarak yaptıkları işler için onları takdir ediyoruz.
4 - gece 11'de maç izlenecekse ya sabah geç kalkıyoruz ya da gün içerisinde uykumuzu alıyoruz.
5 - illa yazı yazmaya kalkacaksak başından sık kalkmıyoruz ve uzun sürekli aralar vererek ne yazacağımızı unutmuyoruz.

6 - nerede bırakmamız gerektiğini biliyor, bilgisayarın başında gerektiğinden fazla zaman geçirmiyoruz.

1 yorum:

  1. Aferim evladım dersini çok iyi bellemişsin, otur 9.
    1 puanı konuşurken sürekli sağa sola sallandığın için kırıyorum:)

    YanıtlaSil