sevmiyorum yolları yolculukları. her neresi ise bıraktığım, özlemediğim tüm o yerlerden uzaklaşırken, hep bir burukluk kaplıyor içimi, beynimi. derimden içeri bir umutsuzluk sızıyor : gittiğim hiç bir yer bıraktığım yer gibi olmayacak. bıraktığım hiç bir yeri özlemezken ben, gittiğim yerleri bırakmaya geldiğinde sıra, gene kendi gözlerimi damlatacağım unutacaklarımın ellerine.
ya da öyle bir şeyler.
henüz hala hissederken taze taze: teyzemi istiyorum :(
bundan sonra sana bensiz yolculuk etmeyi yasaklıyorum. açarım sgk konusunu, görürsün o zaman gününü:)))
YanıtlaSilayrıca ben de istiyorum o teyzeyi:( veda sahnelerini ise istemiyorum artık. nereye gidiyoruz, nereden dönüyoruz, nereyi bırakıyoruz? portatif gözlerimiz olsun istiyorum, baktığımız yönü değiştirebildiğimiz...
berke'nin cansu'dan ayrılması ise umrumda değil.
en hisli anımın orta yerinde aklıma gelen "sevenleri ayırmayın sevenler ayrılmayın" travmatik klişesi nedeniyle kendimi vurmak istiyorum.
YanıtlaSiluykusuzluktan hep bunlar!!! :|