16 Aralık 2008 Salı

kabuk diye bir şey yok.

yaralarımız kadarız.

özlemiyoruz. sevmiyoruz. beklemiyoruz. ummuyoruz.

saatimizi kuruyoruz vaktinde kopartmak için bağlamış kabuğu. asla unutmuyoruz kanamayı ve kanatmayı.

aldığımız yaralar kadar sevinçlerimiz. hüzünlerimizi madalya gibi taşıyoruz göğsümüzde. ve kopartıyoruz saat çaldığında.

yaralarımız kadar benliklerimiz. düşlerimiz.

kanadığımız kadar varız. her bir damla kan bir nefes.

4 yorum:

  1. kendime de pay çıkarıyorum bu yazıdan. ama iyiyim. sen ve ben iyi olmayı başaranlardanız, unutma. hem iyi hem de "iyi".

    ne diyor kızılay amca? "kan hayat kurtarır". kurtarılmış bölgeye yaklaşıyoruz bence. ağlamayalım.

    YanıtlaSil
  2. fakir edebiyatının dibine vurasım ve "ama iyiye her gün bir şey oluyor be abla biz iyi olmayalım" diye boynumu bükesim var... lakin, yapmayacağım.

    ağlamak?
    yok annem, zehirimi accık akıttım (kolay akanlardan bu) şimdi mis gibiyim. senin gibi :)

    YanıtlaSil
  3. Abla ben anlamıyorum bunları kabuk filan ama daha cici şeyler yazmalısın, daha sağlıklı, ekolojik.

    YanıtlaSil
  4. oooo supernot kardeşim, sizleri de yeşil sahalarda görmek ister bu yürek :-)

    YanıtlaSil