through the walls come horses screaming and cannon fire. either a brave, stubborn southern belle is trying to keep the union army from burning the apartment next door, or somebody's television is too loud.
down through the ceiling comes a fire siren and people screaming that we're supposed to ignore. then gunshots and tires squealing, sounds we have to pretend are okay. they don't mean anything. it's just television. an explosion vibrates down from the upstairs. a woman begs someone not to rape her. it's not real. it's just a movie. we're the culture that cried wolf.
these drama-holics. these peace-ophobics.
- chuck palahniuk / lullaby (ninni) -
Görsel : Rob Gonsalves - Community Portrait
"her expression of a midget queen and murder lurking just behind her lips"
rob gonsalves etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rob gonsalves etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mayıs 2010 Cumartesi
6 Eylül 2009 Pazar
oh be! çok şükür!
iple çektiğim haftasonunu çalışarak geçirdiğim için normalde sürünerek girmem gereken yeni haftaya uykulu ama bir o kadar da sakin ve rahat girmiş bulunuyorum. sebebi, yazın nihayet ve resmi olarak ardımızda kalmış olması, onun getirdiği bir "eve dönüş" hissi.
haziran doğumlu bir yaz çocuğu olmama rağmen, ömrüm boyunca yazdan çok hoşlanmadım. sıcakta bunalmak, güneşten rahatsız olmak, uzun günlerle ne yapacağını bilememek, karanlığı özlemek, vs... çok şükür şimdilik - bir dahaki yaza kadar - geride kaldı. arada bir kaç gün bastıracak o sıcak gene - çocukluğumda anlamlandıramadığım "pastırma" yazı :) - ama bileceğim ki sadece misafir, şöyle bir uğramış, gene serin ve ferah havaya bırakacak yerini ve geldiği gibi gidecek.
az önce kafamı kaldırıp camdan dışarı bakınca ve yağmuru görünce kapladı içimi o aylardır hissetmediğim huzur. dışarıda yağmur yağsın, benim görebildiğim mesafede olsun (istediğim an ya camdan elimi çıkartarak ya da bunaldığım anda dışarı çıkıp kendimi altına bırakarak hissedeyim damlalarını), müziğim çalsın istediğim gibi, ben de sakin sakin çalışayım. bir yandan da plan yapayım, hayal kurayım, isteyeyim ve olsun!

bu haftadan beklentim ve dahi isteğim budur.
görsel : rob gonsalves - autumn architecture
haziran doğumlu bir yaz çocuğu olmama rağmen, ömrüm boyunca yazdan çok hoşlanmadım. sıcakta bunalmak, güneşten rahatsız olmak, uzun günlerle ne yapacağını bilememek, karanlığı özlemek, vs... çok şükür şimdilik - bir dahaki yaza kadar - geride kaldı. arada bir kaç gün bastıracak o sıcak gene - çocukluğumda anlamlandıramadığım "pastırma" yazı :) - ama bileceğim ki sadece misafir, şöyle bir uğramış, gene serin ve ferah havaya bırakacak yerini ve geldiği gibi gidecek.
az önce kafamı kaldırıp camdan dışarı bakınca ve yağmuru görünce kapladı içimi o aylardır hissetmediğim huzur. dışarıda yağmur yağsın, benim görebildiğim mesafede olsun (istediğim an ya camdan elimi çıkartarak ya da bunaldığım anda dışarı çıkıp kendimi altına bırakarak hissedeyim damlalarını), müziğim çalsın istediğim gibi, ben de sakin sakin çalışayım. bir yandan da plan yapayım, hayal kurayım, isteyeyim ve olsun!

bu haftadan beklentim ve dahi isteğim budur.
görsel : rob gonsalves - autumn architecture
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
