detayıyla yazdığım arkeoloji müzesi günümün bende uyandırdığı yeni kararı bugün itibariyle uygulamaya koyuyorum ve bugün itibariyleeee....
....hayatı bir turist kıvamında yaşamaya başlıyorum!
yani şöyle ki :
- artık yanımda sürekli olarak bir "yaşayalım görelim" merakı taşıyorum.
- bundan böyle "görmek denemek" için sadece kısıtlı bir zamanım olduğunu ve bir süre sonra "eve" döneceğimi ve "bu diyar"dan ayrılacağımı aklımdan çıkartmıyorum.
- olumsuz olan her şeyi "bu yöre"nin bir özelliği olarak kabul ediyor ve bana dokunmasına izin vermiyorum, engeli yolumun üzerinden kaldırabiliyorsam kaldırıyor, kaldıramıyorsam çevresinden dolanmanın yolunu buluyorum.
- çevremdeki türlü güzelliklere gözümü gönlümü aklımı daha bir dikkatle açıp bir kare fotoğrafını (zihinsel olabilir, gelmeyin üstüme) çekmeye hazır bakıyorum.
- iş için, güç için, gelecekte belki olabilecekler için, değmeyecek gelip geçici şeyler için canımı sıkmayarak her bir günümün tadını çıkartıyorum.
- yerine göre daha fazla "evet" ya da daha fazla "hayır" kullanıyorum ve içinde olmak istemediğim ortamdan kendimi sıyırıyorum.
- işe sadece "iş" olduğu için gidiyorum ve hayatımı yönetmesine izin vermiyorum.
ve aynen yukarıdaki gibi, hayal kurmaya devam ediyorum :))

Midye ye de kendine gel aplam, turist yaşayacakmış, öksürük tutmalı seni anlaşıldı, bi titretmeli şöyle.
YanıtlaSilAy yazık kıyamam ama ne ölsürdüydün ya pişman oldum, şunun acısızını bulmalı önce... Dur bakayım Mardinlilerle bir irtibata geçem.