yıllar yıllar önce, tıfılım minicikim, daha 18 olmamışım 17 içerisinde yol alıyorum, annemin babamın elinden tutmuşum bir nikah törenine gitmişim. bir şehirden taksiye binmişiz bambaşka bir şehirde taksiden inmişiz, bir kızla bir oğlan evlenmiş, onları tebrik etmişiz, kız pek güzel pek özelmiş ben onu te o zaman anlamışım.
ne yalan! ehe bir halt anlamamışım aslında. sonra tekrar annemin babamın elinden tutup kendi şehrime dönmüşüm de okullar açılana kadar kızı aklıma bile getirmemişim.
bilmemişim ki o kız kalkıp benim en can arkadaşım olacakmış bir gün. tüm yabaniliğimle herkesten uzak durduğum, kantinde bir köşede kendi başıma oturduğum, herkese soğuk yüzümü gösterip de bir türlü kimseyle yakınlaşmadığım en gıcık serüveninde hayatımın kalkmış peşimi bırakmamış benimle önce arkadaş sonra kardeş olmuş. hatta hızını alamamış da annelik etmiş yalnız bırakmamış güldürmüş ağlatmış ama sevmiş ve kendini de sevdirmiş kız.

(daha inatçısını, daha dirençlisini, daha delisini ve daha sevgi dolusunu ben görmedim hayatımda).
aradan yıllar yıllar geçmiş, arkadaşların şehirleri ve dahi ülkeleri ayrı olsa da, kırk yılın bir başı görüşseler de hiç gevşememiş bağları.
gerizekalı... geRizekaLI.
sadece ikisinin anlayabileceği bir güzelleme olarak kalmış aralarında :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder