19 Temmuz 2009 Pazar

bir kafa tatilinin anatomisi

deniz güneş kum yok.

müzik var.
dostlar var.
filmler var.
kitaplar var.
"kafa" yok... tatile çıktı, kendini resetleyecek, stresi silkeleyecek, haftaya pazartesi geri dönecek ve işine gene sarılıp kendini bulacak.

cuma akşamından bu yana pek sevgili kardeşimin katkılarıyla unirock'da, "o pislik festivaller (!) (*)"e nispet yaparak eğlenmekte, dinlenmekte, death ve trash metal'in o bayıldığım bateri ve bas kardeşliğinde kendimi kaybetmekte ve bir süredir içine girdiğim karanlığın dışına pırıl pırıl taşmaktayım.



artık ortalarda çılgınca kafamızı sallamıyor ve sabahın köründen gecenin sonuna kadar güneşte yanma pahasına deliler gibi yeni grupları desteklemiyor olsak da ilk gece arch enemy, ikinci gece kreator ve bu gece de amon amarth izlemek üzere maçka'da yerimizi alıp biramızı yudumluyor ve sonrasında paşa paşa evimize dönüyoruz. her zamanki gibi, bir köşeye çöküp aralarda çevremizdeki loser'ları birbirimize göstererek hiç utanmadan ahkam kesiyoruz, "zamanında" nasıl olduğumu bıkmadan anlatarak supernaut'umu arada bir bunaltıyor, gene "ah eskiden böyle miydi bak belim ağrıdı bak kolum bilmemne oldu" diye vıdırvıdır konuşuyor, kreator'un nazik ricası ile kendilerince bir moshpit oluşturan ancak pite takılıp moshu unutan güzel gençlerimizi izliyor, bir de haftaya işe gitmeyeceğimi hatırlayarak iyice bir rahatlıyorum. daha ne olsun :)

derken arada çıkan paradise lost'a burun kıvırarak birden leş metalci kimliğimizden sıyrılıveriyor ve kendimizi en komprador şekilde yan taraftaki g-mall'e numnum'a atarak lezzetin derinliklerinde kaybolarak sanki yarını görmeyecekmiş gibi yemeğe vuruyorum. loser olabilirim ama ağzımın tadını bilirim!



şimdilik gidiyorum... bu gece de amon amarth (ki çok çok severim) dinleyerek tatilimin müzikal sayfasını kapatacak, bir günümü gene kardeşimden ödünç aldığım filmlere (star wars trilogy, lotr trilogy ve transformers) vakfederek tembellik yapacak, bir iki gün ille de roman olsun ayın kitabı ile haşır neşir olacak (ve hatta belki de oraya daha bu sabah bitirdiğim "cevdet bey ve oğulları" ile ilgili bazı yorumlarımı ekleyecek) ve sonrasında da herhalde kendime tamamen gelmiş bir şekilde işimin başına döneceğim.

o zamana dek, herkeslere pek güzel bir pazar ve takip eden harika bir hafta dilerim!

ve de diyorum ki : eski hayatlarımdan birinde - ki bu en etkili olan eski hayatım olsa gerek - bir viking savaşçısı olduğumu düşünür oldum bir süredir. evet kreator çok iyiydi - e zaten bu kadar yıldır bu işi yapan adamlar hakkında ben mi yorum yapacağım bir de - ama, iskandinav metali üzerine tanımam. her fani bir arch enemy dinlemeli canlı canlı. angela hatunun brutal vokallerine şahit olmalı. amon amarth'la coşmalı. bas ve bateride kendini kaybetmeli.






(*) "pislik festivaller" tanımı bana ait değil ama 3 günüme neşe getirdiği için burada yerini aldı, hay sen çok yaşa soul sacrifice!! :))

1 yorum:

  1. Fazla söze gerenk yok, yazılması gereken herbişiyi yazmışın zaten aplam.


    Bir konuda yanılıyorsun ki, "ben eskiden bıdı bıdı" beni baymıyor, aksine ilgiyle dinliyorum, benim eskimden çok farklı çünkü :)

    Tembellik tanrısının düşmanı olup enemy of god mertebesine erişince, bana da nasip olacaktır eminim bu güzel festival(rtn2 kadar olmasa da yaklaşacak seviyede) hakkında yazmak pek terkedilmiş blogumda...

    YanıtlaSil