19 Temmuz 2009 Pazar

hamdolsun, teğet geçti.

bir hafta boyunca izinliyim. gitmiyorum bir yere, istanbul'dayım. ama işten (e-mail ve telefonlardan, sorunlardan, müşterilerden, ruhumu sıkan ayrıntılardan) uzak kalıp kendimi kendime getirme operasyonu başlattım. öncelikle, katkıda bulunan herkese pek çok teşekkürler!

teğet geçen bir buhranı takiben, hamdolsun ruhi krizde değilim. gene gülümser ve konuşur oldum. okuduklarıma gene anlam verebiliyor, düşündüklerimi ve hissettiklerimi gene paylaşabiliyorum.

ama haziran'ın tamamını ve temmuz ayının yarısını bana zehir eden, sabah uyandığımda dahi üzerime anında çullanan o sıkıntıyı, bunaltıyı, gerginliği uzunca bir süre unutabileceğimi sanmıyorum. çok yorgunum. bitkinim. durgunum.

hep diyoruz ya, "bu da geçecek, sanki yarın olmayacak mı? öyle de geçecek, böyle de geçecek ama mutlaka geçecek!" ve evet, geçiyor gerçekten. ama geçerken o kadar çok şey götürüyor ki, savaş sonrası yorgunluğuyla çöküp kaldığınızda bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmayacak sanıyorsunuz.

ben ki iş konularını kendime en az dert etmeye çalışırım, bu sefer beceremedim ve kendimi kaybettim. o derece...

ama bu da geçti.

geri geldim :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder