19 Ocak 2009 Pazartesi

uzak ülkedeki sıradan kızın masalı

bir varmış bir yokmuş.

uzakta bir ülkede bir kız yaşarmış.

kız prenses de külkedisi de değilmiş, ne dünyalar güzeliymiş ne de saçları uzunmuş. masallara uyan bir özelliği olmayan kızın haliyle bir masalı da yokmuş. kızımız uzak ülkede kendi halinde yaşar gidermiş.


gel zaman git zaman kız bu duruma biraz bozulmuş. kendi masalını yazmaya koyulmuş. etrafına bakmış bir de ne görsün! uzak ülkede masal olmaya değer bir çok şey varmış:


bu ülkenin güneşi yağmur damlalarından oluşurmuş.

kötü kalpli cadılar olmasa da bir çok zehirli elma bulunurmuş.

yolunu kaybetmekten korkan çocukların iz için serptiği ekmek kırıntılarını yiyen sürüngenler bolmuş.



masallara layık uzak ülkenin tek eksiği masallara layık bir kahramanmış. fakat, masal bu ya, kız kahramanlara inanmazmış. komşu masalların kahramanlarının tamamına bir kulp takar, hepsiyle alay edermiş. kahramansız masalların peşinde olan kız kendi masalını yazmaya çalıştıkça kağıt üzerindeki mürekkep kum olup dökülürmüş. sayfalar silindikçe gene yazarmış kız ama kahraman öyküleri bekleyen kağıtlar bir türlü memnun kalmazmış üstlerinde gezinen kalemin artıklarından ve silkinip atarlarmış harfleri üstlerinden.

tüm masallar kitaplarda buluşurmuş, rapunzel ve esmeralda çay içermiş, sindrella ve pamuk prenses beyaz atlı prenslerini çekiştirirmiş, çizmeli kedi keloğlanla birdirbir oynarmış. kitaba dahil olmayanlar ise sayfalar arası komşuculuklara sadece uzaktan bakarmış.

gökten 3 elma düştüğünde ise biri bizim kızın kafasını yarmış.

masal da burada bitmiş.

3 yorum:

  1. sen sözkonusu olduğunda ağız tadıyla da susamıyor insan. diyeceğim şudur (ve bunları elmayla yarılan o güzel kafandan doğrudan beynine aktarıyorum, kalbini çek aradan, o benim zati):

    acı ama gerçek 1: insan her ne kadar kendi masalını kendisi yazmaya niyetlense de, değişkenleri hesaba katamıyor. bir gün biri ya da birşey katalizör oluyor, sonra çıkıveriyor aradan. ahanda al sana yeni bir rota.

    acı ama gerçek 2: kahraman gelirse, tıpkı senin kafana düşen elma gibi lönk diye düşer insanın tepesine ve senin kahramanın olur, masalının değil. masalını korumaya almanı öneririm.

    acı ama gerçek 3: masal olmaya değer bulduğumuz şeyler aslında sıradanlaşmayı gerektiren şeyler. yani bu kadar açık fikirli ama bu kadar yabancı olmak bizi bozuyor diyorum. "laissez passer, laissez faire" demek kolay da, giren çıkan kime yani? oysa bildiğimiz gibi aslım, "shit happens". her zaman...

    acı ama gerçek 4: kaybolmayı sevmiyor muyduk? cayma sakın kaybolma hakkından.

    acı ama gerçek 5: sormamız gereken soru şu: "who cares?" bugüne dek yazdıklarımız (her türlüsü) kendimizi tatminden öteye gitti mi? o zaman cevap "i care" mi? değil. çünkü sen yazansın. silinirse bir daha yazarız.

    acı ama gerçek 6: gökten düşen hiçbir şey kötü değildir (asit yağmuru hariç).

    acı ama gerçek 7: hiç iyimser değilim. hatta yine domuz gibiyim. buna rağmen masal daha yeni başlıyor. daha doğrusu, her seferinde yeniden başlıyor. kovalamaca oynuyoruz ya hani, sürekli sobelenme halindeyiz. hadi bakalım, sobeeeee!

    sana bir hediyem var ruhumun kardeşi. bloga bekleriz...

    YanıtlaSil
  2. Masal burada bitmiş demişsin.
    Halbuli the tale goes on and on and, on...

    sadece "o" şiirin sonundaki gibi,

    (s)He went like one that hath been stunned,
    And is of sense forlorn :
    A sadder and a wiser (wo)man,
    (s)He rose the morrow morn.

    Yeni günde, taze güneş ağarıp sana yeni bir sayfa açana kadar.

    YanıtlaSil
  3. JoAkom, masalların 7 harikasını dizmişsin peşisıra, daha ne diyeyim? :) hediyemin konusunda ise... boşuna demedim ben her bir dediğimi...

    Virgilius, her zaman bu kadar karamsar olmayacağım elbet ancak an itibariyle bendeki çağrışım "run on and on, run on and on, the loneliness of the long distance runner" oluverdi... şiirle alakası olmasa da, iron maiden tek çatı altında birleştirdi hepsini :)


    aaaayt... dedim ya "hep böyle karamsar olmayacağım" diye... artık "öyle" karamsar değilim zaten.

    elmalar çürür, toprağa karışır, başka şeye dönüşür, masal değişir...

    YanıtlaSil