2 Ocak 2009 Cuma

yüzleşme - 1

çok abes bir şey yapmak üzere yola çıktım, yolun orta yerinde bir yerde kaçamak yapıp her an vazgeçebilir, tüyebilirim. ya da ileride bir tarihte silebilir, "hayır demedim" diye inkar edebilirim. ama şimdilik, buradayım - duruyorum - yazıyorum.

tetikleyen faktör : "big in japan", daha da spesifik olmak gerekirse : "you did what you did to me now it's history i see"

sırtımdaki küfeyi indirip yola devam etmenin kendimi tamamen açık ve savunmasız bırakmama bağlı olduğuna karar verdim. aslında kimin ne düşündüğünün değil benim ne hissettiğimin daha önemli olduğunu fark ettim. insanlara kibirle verdiğim salıkları biraz da kendi kafama indireyim dedim. kapalı gibi gösterdiğim gözlerimin aslında sonuna kadar açık ve hatta kan çanağı olduğunu ortaya serivereyim diye düşündüm.

kendimi şaşırtmak üzere yola çıktım, ama yolun orta yerinde bir yerde her an tüyebilirim.

kafama en fena şekilde dank eden bir sırrımı vereceğim şimdi :

insanın gücü, güçsüzlüğünde yatıyor!!!

(alkış efekti, patlayan fişekler, yanıp sönen ışıklar... izleyiciler "bravooo" diye bağırıyor tam şu anda).

güçsüzüm yahu.
yorgunum yani.
üzgünüm aslında.

bu nedenle de kendimi 100000 kaplan gücünde hissediyorum, umutlu ve sakinim.

yorgunluğumu, üzüntümü, eksikliklerimi örtmek için attığım kulaçlarım var ki gücümden çok şey götürdü.

kıralım döngüyü.

aslında hiç zor değil. tek yapmam gereken durmak, biraz yerimde saymak, beni yakalamasından korktuğum için önünde nefessiz kalana dek koştuğum tüm acılarımın beni yakalamasını beklemek. bırakmalıyım ki gelsinler, bırakmalıyım ki hesap sorsunlar, bırakmalıyım ki yüzleşeyim, ayıklayayım, parçalayıp böleyim. bırakmalıyım ki önüme dizilsinler, ben onlarla hesaplaşayım, oldukları yerde artık onları bırakayım ve devam edeyim.

indirmeliyim şalteri, kendime dönmeliyim. bilincim ve ruhum ve ben (hangisi hangisinden ne derece ayrı? ne derece aynı? bu konuda sonra debeleneceğiz) sarmalıyız yaraları.

tabii, yaraları sarabilmek için önce yaraları kabul etmek lazım.

o zaman başlıyoruz, toplantımıza:

- merhaba. ben WR. üzgünüm. yorgunum. güçsüzüm. kalbim var, biliyorum çünkü kırık ve sızlıyor. üstelik bu yeni bir şey değil, çoooook yıllar öncesinden kalan ve kronikleşen bir ağrı. bıçak altına yatıyorum bu yıl ben. neşter elimde. teşhis çok geçmiş zamanlarda kondu ama tedavi sadece bana bağlı. ve süreç başladı. şimdi çok savunmasızım herkese açtım kendimi. ama bu nedenle kendimi çok güçlü hissediyorum. tüm seçimlerimi ben yaptım. hiç birinden pişman değilim, üstelik bunu derken kendimi kandırıyor değilim. bir eşikten geçtim ben, nasıl oldu pek fark etmedim ama artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. biliyorum. üzgünüm ama bu beni rahatsız etmiyor. üstelik deli de değilim. sadece umutluyum. evet, belki mutlu değilim. ama mutsuz da değilim. ve bu nötr olma halinden memnunum. sevmeyi pek bilmiyorum, sevdiklerimi ayı misali öldürüyorum. sevilmeye daha bile fena tepki verebiliyorum. kırıp döküyorum. züccaciye dükkanındaki filim ben. ama artık duruyorum. koşmuyorum. bekliyorum.

meraklısına not : kendimi çok iyi hissediyorum. biraz buruk belki ama bu kadar yan etki beklenmedik değil.

5 yorum:

  1. déja vu...

    "ayna gibi bir dönem içinden geçmeye korktuğun" der lale müldür. korkmamak güzel. rüzgar senden yana.

    YanıtlaSil
  2. Bu süreç iyi bir süreçtir demem gerek yok ama dedim bir kere.. Ama gene de kendine karşı çok acımasız olmayasın .. buna dikkat edelim derim ben neşteri elimize aldığımızda.. yani masada kalmayalım aman:) çok güzel yazı.. kutlarım Windrider..

    YanıtlaSil
  3. JoA : en çok da sıcacık bir sığınağa sahip olduğumu bilmenin verdiği cesaret benden yana :) gibi bir şey... bindim bir alamete gidiyom kıyamete, benden söylemesi!

    Karōshi : teşekkür ederim :) ekibi sağlam kurmak lazım aslında narkozu almadan önce. sonrasında tek iş biraz temizliğe ve sonrasında ayılmaya kalıyor. biraz farkındalık yeter de artar bile, bilmiyorum ki... göreceğiz.

    YanıtlaSil
  4. biliyorsun, ha ben ha sen:)

    yeni şablonunu güle güle kullan windy.

    YanıtlaSil
  5. boris vian yazmış ki zamanın birinde:

    "gökyüzünde bulutlar gökyüzünde bulutlar varmış gibi bir görüntü yaratıyordu ve bu da bir şeydi."

    kesinlikle öyleydi...

    teşekkür ederim JoAkom, şablon mablon fani şeyler... beyaza vurduk kendimizi, çokça yansıtalım diyorum bir süre :)

    YanıtlaSil