
hayatımda olmayan erkek 2,
sanırım yazmak için oturduğum en zor mektup, en saçma yazı olacak bu. 8,5 yıl olmuş aynı duvarların içinde en son bulunduğumuz günden bu yana. bak neler oldu o zamandan bu zamana:
1 - sensiz uyandığım sabahın ertesinde hayata dair tüm planlarımı değiştirdim. hala da debeleniyorum. ara sıra seninle konuşuyorum zihnimde, suçluyorum seni. sonra gülüp geçiyorum, o olmasaydı başka bir şey olurdu, demek ki kısmet değilmiş diye elimin tersiyle itiyorum tüm hayalkırıklıklarımı.
2 - bir iki minör ameliyat geçirdim, duymuşsundur diye tahmin ediyorum. hiç renk vermedin ama biraz olsun endişe ettiğini düşünmeyi tercih ediyorum. egoma iyi geliyor.
3 - bir yıl kadar işsiz kaldım. neyse ama geçmişte kaldı, son 6,5 yıldır aynı yerde çalışıyorum. çok sorumluluk sahibi ve inatçı olduğum için beni çok seviyorlar burada, güveniyorlar bana. senin payını görmezden gelmiyorum asla : sayendedir bu delicesine çalışma ve herkese & herşeye yetme ihtiyacı.
4 - evlenmeye kalktım. olmadı, direkten döndük. dünyanın öte uçlarına gittim geldim, yürümedi ve zaten olsaydı eğer yanlış nedenlerle olmuş olacaktı, isabet oldu.
5 - taşındım. bunca şey arasında beni en mutsuz eden de sanırım bu oldu. geçen gün konuşuyorduk kankardeşimle, ne güzel evdi o öyle diye... dedi ki "ah b. ah... ne vardı bu kıza bunu yapmaya" (aslına bakarsan tam olarak böyle demedi ama ben "b"yi duyar duymaz öyle bir kasmış olmalıyım ki zihnimi, sekmiş geriye sözleri - kalmamış aklımda).
bunun dışındaki herşey olağandı. herkesin hayatı gibi.
gitmenin sabahında uyandığımda baktım etrafa, seni hatırlatacak pek birşey kalmamıştı evde. en garibi, "nerede" dedim. "gitti" dediler. "peki" dedim.
ve sen artık hiç olmamıştın.
en çok neye kızdım biliyor musun? aslında ben gidecektim. ve sen benim gitme özgürlüğümü aldın kendi ellerine.
zamanın daha kısıtlı diye mi yaptın bunu yoksa gerçekten düşünmedin mi hiç emin olamadım. belki de ek sorumluluklarla kendi yaşadıklarının bir kısmını bana da yaşatmak istedin. "ben yaşadım, o da yaşasın" mı dedin.
senden sonra tufan mıydı?
yabancılar der ki : "you've made your bed. now lie in it" (naçizane türkçe meali : "yatağını kendin yaptın, şimdi gir içine yat"). rahat ve sıcak olduğunu umarım döşeğinin - sanmıyorum çok rahat uykular uyuduğunu uzunca süre gittikten sonra. benim uykularım pek kaçmadı, sen beni yorgansız bırakmadan çok önce alışmıştım ben ayazda uyumaya (bayılırsın sen fakir edebiyatına, bilirim - bu cümleyi sırf sana özel yazdım).
buna daha sonra devam ederiz, çok şey birikmiş yazacak. aklıma düştükçe sen, yazarım ben.
ha.... unutmadan....
seni affetmiyorum.
Suraya yazacak akillica birsey bulmaya calistim bulamadim. Yikildim gece gece.
YanıtlaSil:)
YanıtlaSilbenim seni anlamam için senin birşey yazmana gerek var mı ki?
mucx
Bu iç döküşten sonra, artık önün açık. Yükü atmışsın. İnmesi gereken durak gelmiş demek.
YanıtlaSilBen Başak kadar iyimser olamıyorum bu yükleri atma hafifleme konusunda ama yazmak bir nebze de olsa yarana merhem olur belki.
YanıtlaSilbasak : merhaba :) bu benim inmiş halim aslında... bu güzergahta tüm hatlar o kadar içiçe geçmiş durumdaki, pek inip gitmek mümkün değil. olduğu kadar artık.
YanıtlaSilpisikopati : seviyorum yazmayı, çünkü biliyorum ki bazı şeyleri asla konuşmayacağım. ama içimde kireç tutacağına, biraz buralarda gözümün önünde olsun da bana hatırlatsın kendini. ben de çözeyim sorunu :-)
aslında şu "hayatımda olmayan erkek"ler dediğim hepitopu iki kişi, onlara da yazdım gitti - hepsi buymuş meğer heybemdekilerin!
O yükler önce bi ameliyat masasına yatırılmalı... Hani ameliyat masasının aydınlığı çok kuvvetlidir, tepeden direkt iner ki gölge kalmasın, görülmeyen hiç bir şey kalmasın. İşte öyle lamba tutmalı bu yüklere: neden oradalar? kim koydu bunları buraya? daha doğrusu ben bu yükün yüklenmesine niye izin verdim? ben izin vermesem, oralara nasıl güzelce yayılırdı ki??? Kalmasını istiyorsak orada kalmaya devam edecek haliyle, ama biz de hamal olacağız. Veya prangasıyla kaçmaya çalışan mahkum gibi, hep bir ağırlık çekmen ve taşıman gereken... Tecübe etmediğim şeyleri "teoride" tartışmamaya özen gösteriyorum uzundur, tecrübe konuşuyor desem çok iddialı mı olur acep??:))))))
YanıtlaSil:) iddialı değil, faydalı oldu yazdıkların elbette basak - tesekkur ederim :)
YanıtlaSil(bkz. yüzünde güller açan insan ben)
belki de bazılarımız (gene bkz aklından muhtemelen zoru olan insan ben) sırtına özellikle taşıyordur hamal gibi tüm bu yükü, kendi kamburlarının suçunu buna atmak kolay geliyordur... bilmiyorum ki, son derece kafamı karıştıran ve yeni yeni yüzleşmeye başladığım bir konu olduğu için sıklıkla kısadevre yapıyorum :))