5 Ocak 2009 Pazartesi

|NaughT|

10 yıldan az biraz fazla zaman geçti onunla tanışalıberi. mIRC'de... cins bir kız, 21 yaşında, evde oturuyor - ev kızı gibi bir şey ama beklentileri var hayattan. rüyaları yok ama. garip bir şey işte, üstelik de dünyanın te öte yanında, pakistan'da. sabah bakıyorum mIRC'de, akşam bakıyorum mIRC'de, gece bakıyorum gene mIRC'de. orada değilse ICQ'da. bağırıp çağırmak istiyorum suratına suratına, tokatlamak istiyorum:

"kızım senin internet dışında bir hayatın yok mu!?"

- slm, asl pls.
- slm, 21-f-ist, u?

arkadaşlıkları bundan ibaret. pakistan'da mahsur olunca belki ötesi olamıyor bilemiyorum tabii. konuşturmaya çalışıyorum azıcık, nickname'i ilgimi çekiyor:

NaughT

naught... ama naughty değil. gülüyor ona yaramaz dendiğinde, sanki kelime oyunlarımı alaycı bir hoşgörüyle küçümsüyor. garip kız zaten, bir anı bir anına uymuyor.

"tutulmuyor mu senin sırtın belin tüm gün o bilgisayarın başında? yok mu senin başka işin?"

diye sorup duruyorum...

kitap okuyormuş bol bol, sıkıldığında internette sörf yapıyormuş, müzik dinliyormuş, insanları "tanıyormuş". 4 duvar arasında ya, yan kapıdaki mutfağa gidip gelmek haricinde pek işi yokmuş, bir süre idare edecekmiş. odası büyükmüş, tuvaleti banyosu da odasının içindeymiş, yemek yemek haricinde çıkması gerekmiyormuş.

"bahçeye çık, insanlarla konuş kaynaş"

diyorum, herkesin hayatı benimkisi gibi sanıyorum diye sanırsam.

istemiyor naught. alkolikmiş babası, sevmiyor odasının dışına çıkmayı karşılaşma ihtimali olduğu için. annesini çok seviyor aslında ama ona destek olmaya çalışmaktan sanırım yorulmuş, biraz da kızmış mı ne... anlamıyor ama anlamaya çalıştığından da çok emin değilim. kabullenememiş bir türlü, sinirini kitaplarından çıkartıyor. müziğin sesi hep açık, içeridekilerin ne dediği ya da ne düşündüğü pek umurunda değil naught'un.

netice itibariyle o kendisine "hiç"ten oluşan bir dünya kurmuş, kapısını kainata kapatıyor, dört duvarı, posterleri, havalandırması, müziği, kitapları, "arkadaş"ları var. bilimi kurmuş kendince... kapkaranlık bir hiçliğin ortasında kutu gibi bir oda. kapıdan çıktığında yutacak onu karanlık sanki.

okulu bitirdiğinden beri çok mutsuz zaten. bir iki kere başkaldırmaya ve yüzleşmeye kalkışmış alkolizmle:

"otururum karşına, her içtiğin duble rakı için bir duble de ben içerim" diye resti çekmiş.

alkolizm görmüş blöfünü... içmiş durmuş naught, küfelik olmuş. hiçliğin içinde alkol kokan bir cehenneme hapsetmiş kendini. babası kurtarır diye beklemiş, çoğu küçük kız gibi babası onun da kahramanı.

nihayetinde ne kadar hasta olursa olsun bir baba, kendi çocuğunun bağıra bağıra izinden gelmekte olduğunu gördüğünde çaba gösterirmiş kendine gelmeye değil mi? elini uzatıp yardıma gelirmiş ne de olsa!

gelmemiş babası. kendi halinde, kendi odasında, kendi kainatının merkezinde karar vermiş naught : çekip gidecekmiş.

bir cv hazırlamış kendine. göndermiş aklına gelen her yere. sonunda birileri aramış:

"senin stajından çok memnun kalmıştık, hopla gel sana iş hazır".

ülkesine dönmüş naught. kutu gibi odasından çıkmış, yıllardır uzak kaldığı, huyunu suyunu unuttuğu, kimseleri tanımadığı istanbul'a gelmiş. mIRC arkadaşları karşılamış onu, misafir etmişler, kutu gibi pembe bir ev bulmuşlar ona her yeri dökülen... eşyalar almış naught, çalışmış ödemiş.

babası da gelmiş, annesi de, kardeşi de. küçücük eve sığmaz olmuşlar. galiba o yüzden, bir gün gitmiş babası. naught onu hiç özlememiş. ara sıra kalbinin sancıdığını hissedince, bu sancıyı geçirmenin en iyi yolunun kaynağını ortadan kaldırmak olduğuna karar vermiş. birisiyle anlaşmış, santim santim kırdırmış kalbini, ta ki tek bir parçası bile kalmayana kadar.

şimdi, naught gerçek hiçliğin ne olduğunu ve aslında içinde ne kainatlar barındırdığını öğrenmekle meşgul.

anka kuşunun masallarda olduğunu, küllerinden doğmak için kendini yakmanın yanlış olduğunu anlatıyorum ona her fırsatta. sadece bakıyor ve gülümsüyor.

cins kız bu naught...

7 yorum:

  1. Cipher Xenep5 Ocak 2009 06:12

    Naught dunya tatlisi bir kizdi senin dedigin cins bir kizdi sozunden ziyade nvi sahsina munhasir denebilirdi.. o yasta bile sirtinda o kadar yuk vardi ki onun simdi yazsam, simdi cikip okusa gene bana hayir dicek biliyorum hakli oldugum icin cok sinirlenerek..
    Sen Naught'a hic bir zaman sevgi dolu begenir gozlerle bakmayi, hic bir zaman onu takdir etmeyi beceremedin.. O yuzdendir ki her basarisini kendi kendine sabote etti.. Tek ihtiyaci biraz takdir edilmekti.. Sense bunu ona veremedin hic.. Etrafinda bunu ona verebilecek insanlarin bulunmasina da engel oldun.. Veya biri ona iyi birsey diyecek olsa, sen suratina kemal sunal sritisi yerlestirip Naught bunlara layik degil ki yaptin hep.. Dusunuyorum ona yaptiklarin icin sana mi kizsam yoksa senin su acimasiz elestirilerine "hayir dur artik" diyemedi diye sana mi kizsam..

    YanıtlaSil
  2. sen bana kızmayı kafaya koymuşun be yahu - ben severdim naught'u pek çok, o kadar da acımasız olmayalım şimdi - nihayetinde onunla pek çok ortak noktamız var! :)

    naught & metal tango'nun anılarını yazasım geldi... valla bak.

    YanıtlaSil
  3. naught'u görürsen selamımı söyle. güzel bir yol var sanki. arşınlamalı ya da adımlamalı, hangisini isterse...

    YanıtlaSil
  4. Cipher Xenep5 Ocak 2009 15:28

    inanamiyorum..
    biliyor musun sen soyleyene kadar metal tango hic aklima gelmemisti.. silmisim onu beynimden..ciddiyim.. hic bisi hatirlamiyorum..

    YanıtlaSil
  5. O dönemler iki duvar arasına sıkışan bir |Naught| yoktu. |Wandrer| wardı bir de... Karakter yetişmediği için e yi yazamamıştı, ama gururluydu, gizemliydi, yakışıklı ve genç idi...

    Şimdi ondan geriye ne kaldı acaba, kimileri evrim geçirip başka birşeye dönüştü diyor, kimileri oralarda bir yerlerde unutulmuş Mirc ve Icq derinliklerinde uyandırılacağı günü bekleyerek yatıyor diyor...

    Herneyse konu bu değil 21 f Ist ha... pehhhh ve pohhhhhhhh... Bir an zamanda kayma yaşadım neyse ki alışığım bu gibi durumlara çabuk toparladım :) Şimdi 25 olduğuna göre bayaa olmuş yaaa 4 sene offf :)

    YanıtlaSil
  6. Saf soru: Naught sen misin acaba ?
    :)

    YanıtlaSil
  7. :)

    müsaadenizle, sıra ile yazayım:

    JoA : görürsen sen söyle, bir de kucaklar öpersin mis olur.
    Xenep : ha 0 ha sıfır, ha ben ha sen, işte öyle bir şey...
    Supernaut : vayyy şu an ne fark ettim? en süper "navt" sensin! bir de, o sınırlayıcı duvarları bırak da asıl pendik (kartal mıydı yoksa? dragos...?) çaynatavn duvarları ne zaman çevremizi saracak?
    Uyumsuz : bir ben var benden içerü... :)

    YanıtlaSil