25 Ocak 2009 Pazar

H.O.E. - 1.mektup


hayatımda olmayan erkek 1,

kaçtır niyetleniyorum sana yazmaya, sayısını unuttum.

her seferinde niyetlenip başlıyorum karalamaya... ya aklım kaçıyor en dönüşü imkansız yerlere ya da yoruluyorum kelimelerle savaşmaktan. kalıyor tüm cümlelerim yarım.

isterdim ki sen yanımda ol. yarımlıklarım tamamlansın.
ya da hiç olmamış ol. eksilmemiş olsun varlığım.

hani olur ya, kurye ya da tüpçü ya da tamiratçı gelecektir ve evde birinin olması gerekir. ha geldi ha gelecek diye beklemek durumunda kalırsın evde sap gibi... seni dışarıda bekleyenler vardır, onlar sensiz devam ederler yapılmış plana. sen evde beklersin... sonra gelir o beklenen, iş görülür ve artık serbestsindir istediğini yapmaya. ama gün bitmiştir ve gidecek yer kalmamıştır. o misal...

10 yıl müthiş bir zaman eğer 30larının başındaysan. 10 yıl boyunca birini özlemek, ona kızmak, onu sevmek... beklemek, sevinmek, üzülmek, istemek... 10 yıl boyunca varlık içinde yokluklarla kendini terbiye etmek...

uzun - upuzun - yörüngesi olan bir kuyruklu yıldızsın sen. her geçişin - her yakınlaşmamız - benim dengemi depremlerle sarstı. ve bunun tekrarlanacağını bildiğim için hep tetikte ve hazırlıklı oldum. ve hep bekledim. ve hep sarsıldım. gelgitlerin en lezzetli anlarında dahi bir sonraki tutulmayı hesapladım. senin bir yılın benim on yıllarıma eşit oldu mecazda... yorulurken ben, sen hep sakin ve kendine has zamanlarında çıktın geldin karanlıkların içinde. geçici molalarda buluştuk. sonra sen doğanın gereği nedeniyle gittin ışıltılarını saçarak, ben aynı kısır yörüngede devam ettim dönmelerime, ta ki bir sonraki buluşmaya kadar. bazı geçişlerde çok yakınıma gelip de çarptığın zamanlarda yüzeyimde açılan kraterleri ise hiçbir kuvvet aşındırıp yok edemiyor. engebelerimde düşe kalka ilerliyorum sayende.

ama ilerliyorum.

tarafsız ve kayıtsız bir hikaye aslında bu. özledim de ölmedim. yaşadım gittim durdum. yörüngeden çıkmadım, kendimi bırakmadım. dert yandığım da yok. hem zaten biliyorum aslında en fazla zararı senin vermediğini bana.

hani, insanlar karar verirken sonuçlarına katlanmayı da bilmeliler, gözlerini dört açmalılar, orta yapıldığında onu gole çeviremezlerse kontra ataklara dikkat etmeliler.

et cetera... et cetera... et cetera...

biraz da işime geldi de ondan aslında böyle oldu. bahaneler olduğu sürece insanın oyalanması daha kolay oluyor hem. uğraşmak zorunda kalmıyorum başkalarını tanımaya ve kendimi tanıtmaya çalışmakla.

en korkutucu, en karanlık, en "hiç kimse ile paylaşmayacağım" sırrımı şuraya yazıp kurtulabilirim:

bir gün çıksan da "gel" desen...

gelmem.

ama can atmadığım için değil.

sadece inadımdan.

ama demeyeceğini bildiğim için rahatım anlamsızca. diyemeyeceğin kadar çok zaman geçti. diyemeyeceğin kadar geç söyledim ben sana seni sevdiğimi. bilemeyeceğin kadar yol gittim senden öteye ve göremeyeceğin kadar çok yaktım canımı senin yerine.

ama bu engel değil seni bir fanus içinde korumaya almama. yörüngelerimizin bir sonraki çakışması - eğer olursa - gerçekleştiğinde tanınmaz derecede eskimiş olacağım için ancak kendi aksinden beni hatırlayacaksın. ve gördüklerin hoşuna gitmeyecek, üzüleceksin.

ve ben - en büyük salaklığımı o zamana sakladım evet - yoluma dümdüz devam edeceğim, kendi pahama bir çizik atabilmiş olduğum için kalbine.

7 yorum:

  1. çok güzel olmuş bu, çook...

    YanıtlaSil
  2. şımarayım accık, teşekkür ederim hocam :)

    eylemlerim devam edecek...

    sırada h.o.e. 2 ve 3 var. allah ne verdiyse artık.

    YanıtlaSil
  3. yaw güzel olmuş da, bu kadar zaman gelmiş geçmiş, değer mi onun yokluğunu hala irdelemeye acaba diye düşünüyorum. Tanımıyorum kendisini ama her hangi bir erkek değer mi araya giren bunca yıla ve olaya karşın arada gülüp geçmek yerine böylesine uzun uzun yazmaya ?

    YanıtlaSil
  4. mesele aslında "o"nun yokluğunu irdelemek değil de... bir nevi heybeyi boşaltmak. kireç sökücü işlevi de denebilir. ya da 10 yıllık bir döngüden çıkmanın belki de derin nefesidir.

    gibi bir şey falan filan :-)

    (kendimi ifade edememiş olmam durumuna karşı dipnot : 10 yıl önce bitmiş bir olay değil, 10 yıl sürmüş ve yeni sayılabilecek bir süre önce kapanmış bir olay söz konusu efem, harcamayınız patadanak eheh)

    YanıtlaSil
  5. harcamiyorum komsu, tam tersi. Aradan gecen yillar sana guc vermis, salla gitsin adami diyorum. Salla gitsin ki yenisi gelsin :)

    YanıtlaSil
  6. bitmiş bir olay mı...
    gerçekten mi?
    neden inanmıyorum sana acaba.

    yazın çok çok güzel, yaratıcılık acıyla besleniyor ne yazık ki.

    YanıtlaSil
  7. Uyumsuz, salladım valla bak işte na şuraya yazıyorum :-) bakmayınız siz bana efenim, ara sıra seviyorum debelenmeyi - aklımı hizada tutuyor.

    pisikopati, istesek de bittiiii istemesek de bittiii... yankıları sürüverecek az bir süre daha, yüzleşmek o kadar kolay değil.

    ha peki ben bunları buraya yazdım ne oldu? sırtımda taşıyor muyum her yere yanımda şu hisleri ve olmayan erkekleri? yok... yolumuza aynen devam ediyoruz güle oynaya :-)

    YanıtlaSil