çok basit şeyler oldu geçtiğimiz haftalarda. ama çok garip şeyler bir yandan da. üstelik tetikleyen şeyler de acayip şeylerdi çoğu insana göre.
ne kadar olduğunu dahi hatırlamadığım bir süre önce iki kitap aldım elime:
1 - amin maalouf, çivisi çıkmış dünya
2 - orhan pamuk, kara kitap
ikisini de döndürdüm dolaştırdım daha okumadan çantamda eskittim içlerine giremedim o nedenle kitapları suçladım ve çok sinirlendim hem kitaplara hem de kendime - okuduğundan birşey anlamamak, okuduğundan sıkılmak ne demek! ama fark etmedim ki sorun kafamda aslında, kitaplarda değil... en azından bir süre için... sonra anladım.
ve
derin nefes aldım, hayatımla ilgili son derece bilinçli bir karar verdim:
herşeyin yolunda gitmesini seçiyorum. sorunsuz bir gün yaşamayı seçiyorum. sorun olarak önüme çıkan herşeyin en kolay şekilde ve beni üzmeden çözülmesini seçiyorum. bu arada her türlü "terslik"ten dersimi almayı ve bu "terslik"lerin tekrarlanmamasını seçiyorum.
ondan sonra beklemeye başladım. seçmek ağır sorumluluk. haliyle, beklerken elimi taşın altına ister istemez sokmaya da başladım. akışa kalmayı, önüme çıkanla savaşmaktansa öğrenmeyi ve çözemiyorsam çevresinden dolanmayı bilmeyi, kanamadan düşüp kalkmayı bu arada kavradım.
ve
haftalardır, aylardır, bir yılı aşkın süredir sırtımda kambur olmuş bir çok konu birbiri ardına çözümlendi, dağıldı toz oldu gitti. ferahladım. belki de hepsinin artık çözümlenme zamanıydı ve de ben kendime boşuna pay çıkartıyorum aslında, öyle de böyle de zaten şimdi çözümlenecekti.
bilmeyeceğim de sanırım asla.
çünkü "ben seçtim, ben istedim, o nedenle böyle oldu" demeyi seçiyorum şimdi de. hayatımın ve bağlantılı bir çok hayatın sorumluluğunu yüklenmeyi, genişlemeyi seçiyorum.
aslında şunu diyecektim...
tüm o karmaşa dinince, karambolden çıkınca tekrar elime aldım kara kitap'ı. birinci satırdan itibaren su gibi aktı gitti dünden bu yana. ve daha önce fark etmediğim çok ilginç bir alt metin yakaladım ki orada da teyit için imdadıma en çabuk google yetişti, yanılmadığımı gördüm hem şaşırdım hem sevindim. üstelik de aradan geçen süre sadece bir haftacık!!!
nefes almayı unutmazsak, nefes almayı ve sakin olmayı seçersek, her şey çok daha güzel olacak, bunu fark ettim.
yeni haftaya yeni karar aldım.
artık sadece yaşayacağım. yaşamayı seçiyorum. kavga kıyametten sıyrıldım bitti.
ve evet gerçekten de aslında "bu kadar" basitmiş!!! :)
o may gad diyorum tam da gecenin bu vaktinde aptal saptal bir kişisel gelişim kitabının çevirisiyle uğraşırken:)
YanıtlaSilhadi bakalım windy, geçtiğin yollara fındık taneleri at, yolu bulalım biz de. öptüm.
:)
YanıtlaSilo yor gad bence de
zira haftasonları, işten uzakta bu işlerin hepsi çok kolay geliyor da, ptesi olup işe gelince karşıma koca koca adamlar ve kadınlar "örtttmenim saçımı çektiiieee" "örrrtmeniiiim bana şunu dedieee" diye çıkınca ben kendimi de unutuyorum "karar"larımı da
:P
kara kitap'ın hakkını vermeye başladın ya bu vesileyle o bana yeter ha arada günün güzel geçiyorsa o da iyi hihihi
YanıtlaSil