9 Aralık 2010 Perşembe

tiksinmek üzerine...





dün bu "karikatür"ü gördüğümden bu yana düşünüyorum. birkaç cümlem var sonunda kullanabileceğim:

kimse bana bu canlı formlarının da insan olduğunu anlatmaya çalışmasın, inandıramazlar. din demek anlayış demektir, tekamül demektir, daha iyi olmak için uğraşmak demektir. ya da benim anlayışımdaki din öyle. bunca dinsizliğimde ben hepinizden daha insanım bu durumda. yok olun bir zahmet. dünya üzerinde kapladığınız yer bile fazla.

desem de... ben sizin gibi acımasız ve kötü kalpli / fena düşünceli olamıyorum. vicdanım var çünkü. kendi içinizde kalın yeter. çekilin gidin bir zahmet. tiksindiriyorsunuz.

ff'de yazmışlar, aklıma gelmemişti ilk gördüğümde, çok doğru gerçekten de... şu aşağıdakini yapabilen ahlaksızlardan başka ne beklenir ki?




insan değilsiniz.
hayvan bile değilsiniz.
çünkü niyetiniz pis ve kötü.

arşiv niyetine, e.temekuran'ın iki yazısının da bu köşede bulunması, henüz okumamış olan varsa belki faydalı olur (okur yorumlarına da bakarsanız tiksinecek çok insanımız olduğunu ayrıca göreceksiniz) :

http://www.haberturk.com/yazarlar/579223-sizin-istikrariniz-onun-bebegi (08.12.2010)
http://www.t24.com.tr/content/newsdetail.aspx?newscode=115853&cat=25 (09.12.2010)

(ve bu arada, karikatür demişken, şurada da mizah dergilerimizin konuyu nasıl işlediğini görebilir / hatırlayabilirsiniz).

insansınız ve şunu kaldırabiliyor yüreğiniz:



eyvallah...!!

5 yorum:

  1. Şu 7.4 pankartı olan fotoğraf üzerine öyle çok kafa yordum ki anlatamam. Bu insanlar hayatlarını din odaklı yaşıyorlar mı? evet. Peki dinin asıl temel noktasını biliyorlar mı? İşte o şüpheli. Bilselerdi eğer, o zaman vicdanın herşeyden önce geldiğini, o pankartı açmayı bırak böyle birşeyi düşünebilmiş bile olmanın utançların en büyüğü olduğunu, ölen, yaralanan, acı çeken insanların ardından "ama onlar da haketmişlerdi" demenin vicdanını bir yerlerde bırakmış olmak anlamına geldiğini bilmezler miydi? Tanrıya duyulan sevgiyle onun yarattıklarına duyulan nefretin aynı kalbin içinde bulunamayacağını, eğer bulunursa nefretin kapkara bir çamur gibi sevginin üzerini örtüp onu yokedeceğini akıl edemezler miydi? Bir kız tekmeler altında acıyla bağırırken, biri bebeğini yine tekmelerle kaybederken, genç çocuklar haksızlığa karşı çıkmak için, sırf bu halk daha iyi olsun, herşey daha güzel olsun demek için diğer koyunların aksine susmak yerine kendilerini tehlikeye atmak pahasına çığlık çığlığa bağırırken insanlar bunlara bakarken, vicdanları nerede ben merak ediyorum. Ben de senin gibi pek çok şeyden tiksiniyorum. Yazıklar olsun diyorum anlayamıyorum. Ve ben insanları sevmeye çalıştıkça gün be gün pek çoğundan nefret ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. dediklerinin hepsine aynen katılıyorum sevgili kedi. benim anlatabileceğimden çok daha güzel ifade etmişsin.

    fakat...

    kalplerdeki sevgi mi?
    güldürüyor bu artık beni sadece.
    bu "insanlar"da sevgi de yok vicdan da.

    YanıtlaSil
  3. Dinle alakası olduğunu düşünmüyorum ben bunun. Orospu çocukluğuyla ilgili daha çok.
    Midem bulanıyor bok beyinlilerden.

    YanıtlaSil
  4. Adamların tek taktığı doğmamış canlı suratlarına yedikleri yumurtada saklı. Kaç gün oldu yumurta muhabbetini aşamadılar. Öbür tarafta anne karnında bebek ölmüş, emniyet müdürü kalkıp bize öyle bir şikayer gelmedi diyebilecek kadar da kaypak.

    Ne yumurta severlermiş ya, yok omlet yapın yok yiyin daha iyi diyip duruyorlar.

    Bir daha o öğrenciler de mümkünse ayva atsınlar o kalın kafalara. Oturup ayvayı yedik der belki herifler sonra !

    YanıtlaSil
  5. İktidar hırsı başka bir şey değil. Malesef her iktidar politkacısından, gazetecisine, karikütürcüsüne kadar bir çıkar networkü kuruyor. Bu ağ bir kere çalışmaya başladımı artık herşeye gücünü korumak ya da artırmak olarak bakıyor, kendine karşı bir başkası vehmediyor. Yoksa din bu değil. Zaten çarpık olan bu ağ bir de din adına hareket ettiğini iddiaya kalkıştığında dini de kirletiyor. Burda en kötüsü yapılanların kutsallık zırhı yüzünden sorgulanaması, aklın ve vicdanın alanına çekilememesi.

    Şimdi "bir hırka bir lokmayı" eleştiren garip adamlar türedi. Geleneği yaşamaktan çok, geleneği seven kullanan bu adamlar biraz okusalar Gazalinin'de, Mevlana'nın da iktidardan nasıl ısrarla uzak kalınması gerektiğini telkin ettiğini görürler.

    YanıtlaSil