referandumla ilgili tartışmalardan kaçınmamın bir sebebi vardı başından beri... ancak en sonunda ben de dayanamadım, ben de arkadaşlarımla kendi aramızda yapılan tartışmalarda fikrimi söylemeye başladım, dinledim, anlamaya çalıştım, bazen anlayamadım, sordum, okudum vs...
sosyal medyada (benim için bu facebook ve friendfeed'den oluşuyor, diğer sitelerde pek aktif olduğum söylenemez) insanları takip ettim, okudum, gene anlamaya çalıştım, sıklıkla anlayamadım, bazılarını da anlayamamış olmayı diledim, şaşırdım vs...
evet ya da hayır oyunun peşine düşen siyasilerin referandumun içeriğini ve bu ülke insanının neyi oyladığını anlatmak için kullanması gereken kaynaklarını saçmasapan harcadığını ve sanki bir genel seçim varmışçasına vaatlerin havalarda uçuştuğunu gördüğümde içim bulandı. kızgın ve hatta bezginim, bu ülkenin aptal yerine konmaya alıştırılmış insanının içi sömürülerek boşaltılmış demokrasi, özgürlük, saygı, hak, hukuk vb kavramlarla hala kandırılıyor olması hakkında da hiçbir şey demek istemiyorum.
ve sadece iki şey koyuyorum buraya benim bu referandumdaki duruş noktamı belirleyecek:
1 - türk seçmen tabanı:
2 - son zamanlarda okuduğum ve hemen her noktasına katıldığım, benden daha iyi ifade edilebilmiş bir yorum yazısı:
http://pisikopati.blogspot.com/2010/08/deli-peluze-siyaset-ozel-ve-son.html
Aslı budur işte.....
YanıtlaSilSanırım bu bir sabır sınavı. Ben de pek bulaşmıyordum bu " evet " " hayır" tartışmalarına. Ama sanırım artık benim de sabrım taştı ve bir öteye geçtim. Artık bayram tatiline çıkan birine mesela şey diyorum " Ha sen mahsus cumartesiden dönüyorsun, pazar " hayır" oyu vermek için di mi ?" hehehe emri vaki faşist :P
YanıtlaSil