23 Ekim 2009 Cuma

herkes eşittir ama bazıları daha eşittir

bazıları köyde yaşar, bazıları şehirde... deniz kıyısında, ovada, yüksekte ya da alçakta.
bazıları hayat derdine düşer, kazanır ve kazandırır, besler ve beslenir.
bazıları suç işler, cezasını çeker... bazıları dürüstçe yaşamaya, hak yememeye, kan dökmemeye çalışır, başka bazılarının canı yanmasın ister.
bazıları da dağa çıkar, kurşun atar, "onurlu barış"lara varmak için çirkin savaşlara imzasını basar.

bazıları gecenin köründe evinden alınır, düşündükleri ve yazdıkları için. ama düşündüklerinin ne olduğu ve ne yazdıkları o kadar da önemli değildir. hapse konurlar.

bazıları emir alır ve dağdan iner, daha önce ne yapmış oldukları önemli değildir. ayaklarına gezici mahkemeler gider. çiçekler ve çikolatalarla karşılanırlar, davul zurna halaylar zılgıtlar zafer işaretleri derken bayram havasında kurulurlar hakim ve savcıların önüne. iki kelime ya konuşur ya konuşmazlar ki serbest bırakılırlar.

bazıları çocuğunu gönderir binbir endişeyle. çocuğu döner tabut içinde cansız.

bazılarının çocuğu ise lüks ciplerle iner, çıktığı o dağın tepesinden, arsızca.

daha yazmak istemiyorum.
nefesim daralıyor.
maksadını aşan arsızlıklar bunlar.
göz göre göre, kanırta kanırta, böyle yüzsüzce olmamalıydı.

kaş yapılacakken göz çıkartılmamalıydı.

kim ne derse desin, bu "açılım" böyle olmamalıydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder