21 Haziran 2009 Pazar

only happy when it rains...*

mutsuz olmakla mutlu olmamak arasındaki fark - bilenleri için - oldukça belirgindir.
eksiğin yoktur görünürde, yolunda gider her şey : nefes alıp verebileceğin kadar hava, karnını doyurabileceğin kadar para, iki kelam laf edebileceğin kadar eş dost vardır nihayetinde. ötesini isteyene sen şımarık gözüyle bakarsın, sana da öyle bakacaklarını bilirsin içten içe. mutsuz değilsindir, mutsuz olman için neden yoktur çünkü. sağlığın yerindeyse, karnın toksa, cebinde de 3 kuruşun varsa... daha ne be adam der geçer gidersin.

mutsuz olmamak - bu bağlamda - çok da zor değil. mutlu olmak ise bunun çok ötesinde bir şey olsa gerek. ömrüm boyunca "mutluyum" diye tanımladığım bir kaç yüzeysel an haricinde pek bilmiyorum mutsuz olmamakla arasındaki farkını. ama aynı şey olmadığına adım gibi eminim.

sürekli bir yarış da olabilir aslında şu mutlu olmak hali... hani bir adım atar o adımın getirdiği ödülü kazanır, mutlu olur ve o etki hafifleyince diğer adımı atarsın... bitmez gider o yol ve asla gerçek anlamda mutlu olmuş olmazsın. ama burada mutlu olmak mıdır kullanılması gereken tanım çok da emin değilim (bununla ilgili zamanında okuduğum bir kitaptan bir alıntı yapmıştım, şurada bulabilirsiniz).

zeki insanın mutlu olamayacağına dair bir şehir efsanesi de dolanır durur ortalıkta (evet farkındayım, bu cümlede "şehir efsanesi" kullanılmaz, duruma uymaz ama keyfimin tek kahyası da ben olduğuma ve bu beni mutlu edeceğine göre kullanmış olmam çok da yanlış değildir). inanmıyorum. zeki insanlar da gayet mutlu olabilir - yeter ki doğru zamanda doğru yerde bulunabilsinler ve fırsatı yakalasınlar.

evet, mutluluk bir tesadüfe bağlıdır. o tesadüf yakalanamadı mı, mutlu olmak en kötü ihtimalle bir sonraki tesadüfe kadar ertelenir ya da kaçırılır. elimize mutsuz olmamak kalır ki artık onu da kötünün iyisi olarak bağrımıza basar yolumuza devam ederiz.

mutluluk içimizde ya da elimizde ya da bilmemneremizde değildir. mutluluk dışımızdakiyle iletişimimizde ve onu nasıl hayatımıza dahil ettiğimizdedir. mutluluk kaçırabileceğimiz bir şans ve gerçekleşmesi zor bir olasılıktır.

ama ironik olarak, mutsuzluk her yerdedir ve sürekli gerçekleşmektedir.

* garbage'ın tavsiye edilir şarkısıdır.

1 yorum:

  1. ikisi de elip geçici duygulardır aslında, ikisi de sabit ve kalıcı değildir. Yaşam tecrübeleriyle seçeriz her iki duygununda hayatımızda ne kadar sıklıkta yer kaplayacağını. Asıl tecrübeleri kendi seçimimizle yarattığımızı farkedince başlıyor hikaye. Nasıl yani? Mutsuzluğun sebebi ben miyim? Başıma gelenlerden ben mi sorumluyum yani??? bunları kabul etmesi çok zordur. Ego reddeder önce. Kabul edince farklı bir boyuta transfer olunur ama. İkisine de kanca atmamak gerekir artık, bırakılsın ikisi de dibine kadar yaşansın, sonra serbest bırakılsınlar ki yerlerine yenileri gelsin. biraz karışık oldu sanki ama özetin özeti budur:)

    YanıtlaSil