4 Şubat 2009 Çarşamba

H.O.E. - 3.mektup

hayatımda olmayan erkek 3,

haftalardır sırtımda dolaştırdığım iki küfeyi indirdikten sonra, sıra nihayet sana geldi. varlıklarıyla yok eden iki şahısa buradan bir selam çakarak yokluğuyla beni şenlendiren senden biraz bahsedelim istiyorum. dramı acıyı hayalkırıklıklarını iki adım öteleyip sıcacık limonlu bir çay kıvamında olan senden.

ısmarlama yazılar zordur, en az ısmarlama insanlar kadar... bilimkurguya fazla bulaşmadan ulaşabilirsem eğer sana, ne şiire gerek kalacak belki ne de fazladan herhangi bir satıra.

saf kalamadığımızın farkındayım, hepimiz için geçerli yerçekimi kuralları. hepimiz aynı şiddetten bir şekilde nasibimizi alıyoruz. tüm işler yönlerimiz bir bir değiştiriliyor yedek parçalarla. bazıları uyum sağlıyor bütünlüğümüze, bazılarına biz boyun eğiyoruz, bazıları otomatik olarak diskalifiye oluyor kenara atılıyor.

sen, uyum sağlayabilensin.
nefes almayı unuttuğum anlarda elimi sıkan ve hatırlatansın.
yokken dahi beni gülümseten ve daha iyisini beklememi sağlayansın.

zaten olman ya da olmaman o kadar önemli değil geçtiğim o noktadan sonra. varlığın bana bağlı: benim ne istediğime ve ne kadar fark ettiğime.

uzun uzun yazmama gerek yok sana, çünkü sen zaten anlayansın. parçamsın. artık oyalanmadığım ve de oyalamadığımsın.

konuşmama çok gerek yok, tanıyorsun beni. ilgi görmek istediğim zamanlardaki içime kapanıklığımı, neşelendiğimdeki şımarıklıklarımı, yalnız olmak istediğim anlardaki duvarlarımı santim santim biliyorsun. her gün tekrar kendimi anlatmam gerekmiyor sana. sen bakmakla kalmayıp görebiliyorsun. bilmiyorum ne kadar seviyorsun beni ama güveniyorsun. sadece bana değil, kendine de.

ellerim parçalanana kadar uğraşmam gerekmediğini hatırlatıyorsun o kavanozun lanet kapağıyla. herkesin her zaman gidebileceğini, kimsenin vazgeçilmez olmadığını ama istedikten sonra kalınabileceğini ve bunun bir lütuf olmadığını anlatıyorsun bıkmadan ve usanmadan. siyahın da beyaz gibi bir renk olduğunu, grinin güzel olduğunu, içinde hem siyahtan hem de beyazdan barındırdığını gösteriyorsun. acele etmememi defalarca tekrarlıyorsun.

kabullenmenin ve aşmanın anahtarını aldığımdan beri elime, her adımımda yeni birşeyleri aşmakla meşgulken ben, sen varolmaya yaklaşıyorsun.

yokluğundan şikayet etmediğim gerçeksin sen. asla laf olsun diye olmayacak olansın.

son duraksın.

:-)

3 yorum:

  1. :))

    senden okumak istediğim her şeyi buldum burada. budur:))

    YanıtlaSil
  2. Yavrucuğum sen pek güzel, çok güzel yazıyorsun...Ne diyim yaz hep

    YanıtlaSil
  3. hem teşekkür eder hem sevgiler sunar hem uyumaya gider ama aynı anda da kocaman sırıtabilirim - o derece başarılıyım yani :))

    YanıtlaSil