14 Şubat 2009 Cumartesi

başlık atamadığım karmaşık pazar yazısı...

dün 3 ayrı vesileyle "sevgililer günü"nü hatırlayıp, takip eden 5 dakika içinde de unuttum - antivalentinist olmasam da (buradan Supernaut'a şık bir nanik gönderiyorum :P) kutlayan kutlamayan sevgilisi olan olmayan hediye veren vermeyen çiçek alan almayan tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum:

bırakın aziz valentin'i siz, kanaryam nihayet gol atabildi, guiza go home!!!

fenerbahçe bilmiyorum daha kumbara bir takım bulabilir miydi ama sanmıyorum ki guiza oyunda olsaydı sarılacivert sevgilim 7 gol atabilsin..! 3 gol dahi atamayabilirdik diye düşünüyorum - abi biri göndersin şu adamı artık. dedesi tutsun onu elinden, ikisi birden peşlerinde maldonado ve josico ile birlikte tıpış tıpış ülke sınırlarını terk etsin bir zahmet.

bir de, biri gelsin bir operasyon yapsın, birşeyler etsin, dün akşam barcelona - real betis maçını izlerken aldığım keyfi bizim lig maçlarını izlerken de almamı sağlasın.

dönelim en sevdiğim sevgililer günü geyiğine : kim demiş kutlamadım diye? biram - cipslerim - sigaram ve en sevgilim kanaryam ile birlikte dün akşam 7 kere kutladık günümüzü.

(galatasaray'a 6 attığımız maçta çok sevinmiştim, dün bu 7 gol bana çok az etki yaptı aslına bakarsanız ama kendimi kandırmam ve motive etmem lazım - iyi niyetli bir fenerbahçe taraftarı olmak çok zor bugünlerde, insana zorla küfür ettiyorlar valla bakın!)

dün gün boyu garip hallerdeydim, bolca kitap okudum (fantastik edebiyattan hoşlanıp naif birşeyler okumak isteyen ancak bu arada "ulan bu neredeyse tamamen lotr taklidi!" diye homurdanmayarak açık fikirli olabilen herkese paolini'nin "miras" üçlemesini tavsiye edebilirim, laylaylom rahatlıkla okunabiliyor). ikinci kitaptayım, ortalara geldim, henüz beni hiç şaşırtmadı kitap elbette (çok deneyimli bir fantastik kurgu okuruyum ayıptır söylemesi çok çok afedersiniz) ama keyif almadığımı söyleyemem. baby dragons rule!!

geçen hafta boyunca çektiğim tüm boyun - bel - kol ağrıları dün akşam itibariyle gene ziyarete geldiler, psikolojimin fizyolojimle elele daha güzel günlere diyerek benimle ciddi ciddi dalga geçtiğine karar kıldım (ciddi ciddi dalga geçmek fiiline hasta olduğumu da ayrıca belirtmek isterim). yarın pazartesi - fuar öncesi son bir tam haftamız var demek olacak ve ben artık bu işten gerçekten çok fazla yoruldum! işimin fuarla alakalı tüm kısımlarından istifa edesim var ama pek çarem yok. her yıl her yıl çekilir dert değil vallahi - beylikdüzü gibi bana çooooooook uzak bir yere fuar alanı yapan zihniyeti kınıyorum!!!

bu yıl annecim canım cicim şımarık insanım 60 yaşını dolduruyor. şanına yaraşır bir kutlama yapasım var fakat benim annem tamamiyle kendini (eşek kadar olmuş) biz çocuklarına adadığı ve çeşitli nedenlerden ötürü geçmiş arkadaşlarının neredeyse tamamıyla bağlarını koparttığı için büyük bir parti yapma imkanım yok. gene 3 kişi kös kös kalmamak için diyorum ki doğumgünü için annemi güzel izmir'imize götürüp kardeşi ve ablasının şefkatli kollarına atayım - ben de iki gün kalıp döneyim, orada bir 60 yaş partisi yapalım. hediye konusunda çok sıkıntılıyım, tüm fikirlere açığım (ilgilenenlere not: bu yıl 32 yaşımı dolduracağım, en az 15 yıllık bir "anneye hediye alan kişi" deneyimine sahibim ama bugüne kadar aldığım tek bir hediyeyi beğendirebilmiş değilim. çok sıkıntılıyım çok...)

iyi pazarlar diler gözlerinizden saygılarımla öperim.

2 yorum:

  1. başlığı ben atayım şekerim:

    "someday i'll be saturday night"
    (hem fb'ye hem sana hem bana:-P)

    YanıtlaSil
  2. hay eline koluna sağlık JoAkom, şık oldu - kim demiş benim yazım başlıksız kaldı diye?

    bon jovi, hepimiz için söylüyor efem...

    YanıtlaSil